Otomobil hırsızlığı, özellikle büyük şehirlerde sürücülerin en çok kaygı duyduğu olaylardan biri haline geldi. Aracın çalınması yalnızca maddi bir kayıp değil, aynı zamanda ciddi bir stres ve belirsizlik sürecini de beraberinde getirir. Bu noktada akıllara gelen ilk soru şu oluyor: kasko çalınmayı karşılar mı?
Araçlar için en önemli güvencelerden biri olan kasko sigortası, bu tür durumlarda da araç sahiplerine destek sunuyor. Ancak bu sorunun cevabı, aracın sahip olduğu poliçe türüne ve teminat kapsamına göre değişiklik gösteriyor. Genel olarak kasko poliçelerinin hırsızlık riskine karşı nasıl bir koruma sağladığını gelin birlikte inceleyelim.
Kasko Çalınmaya Karşı Koruma Sağlıyor mu?
Kasko poliçelerinin ana teminatları arasında hırsızlık ve hırsızlığa teşebbüs durumları yer alır. Yani aracın çalınması, kasko kapsamında değerlendirilen temel bir risktir ve poliçe limitleri dahilinde güvence altına alınır. Aracın tamamen çalınması, içindeki aksesuarların sökülerek alınması veya hırsızlık girişimi sırasında kapı, kilit ya da camlara verilen zararlar bu teminat kapsamına girer. Ancak burada dikkat edilmesi gereken konu, araç aksesuarlarının aracın orijinalinde olmaması durumunda kasko poliçesinde mutlaka ek olarak teminat kapsamına alınmış olması gerektiğidir.
Bu süreçteki en önemli nokta, kapsamlı hizmet sunan güvenilir bir şirketin güvencesi altında olmaktır. Hepiyi Sigorta, olası bir hırsızlık durumuna karşı kendinizi güvence altına alabilmeniz için kasko hizmetiyle bütçenize uygun ve şeffaf çözümler sunar. Üstelik aracınızın özelliklerine göre ihtiyaç duyduğunuz korumaya 30 saniyede teklif alarak kolayca ulaşabilirsiniz.
Araç Çalınması Durumunda Kasko Süreci Nasıl İşler?
Araç çalınması durumunda kasko sürecinin doğru ilerlemesi için izlenmesi gereken belirli yasal adımlar bulunuyor:
- Karakol Tutanağı: Aracın çalındığını fark eden bir kişinin ilk yapması gereken şey, en yakın kolluk kuvvetine giderek olayla ilgili tutanak tutturmaktır. Bu resmi belge, sonraki tüm işlemlerin temelini oluşturur.
- Sigorta Bildirimi: Tutanak alındıktan sonra sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulmalıdır. Bu bildirim için yasal süre, çalınma tarihinden itibaren genellikle 5 iş günüdür. Bu süre içinde bildirim yapılmazsa hak kaybı yaşanabilir.
- Yasal Bekleme Süresi: Bildirimden sonra başlayan 30 günlük yasal bekleme sürecinde araç bulunamazsa, durum yazılı olarak sigorta şirketine iletilir ve Trafik Tescil Müdürlüğü'nden aracın trafikten silinmesi (kaydının kapatılması) sağlanır.
- Dosya Teslimi: Bu işlemler tamamlandığında, "Çalınmıştır" ibaresiyle kaşelenmiş ruhsat alınarak hasar dosyası sigorta şirketine teslim edilir ve tazminat süreci başlar.
Kasko Poliçesi Araç Çalınmasını Karşılar mı? Hangi Durumlarda Ödeme Yapılmaz?
Kasko sigortasında çalınma riskinin karşılanması her zaman olumlu sonuçlanmayabilir. Sigorta şirketleri, sigortalının ağır ihmalinin bulunduğu durumlarda yasal olarak ödeme yapmaktan kaçınabilir. Örneğin, anahtarın kontakta veya araç içinde unutulması, aracın güvenliğinden emin olunmayan bir yere anahtarıyla teslim edilmesi sonrası çalınması ya da araç sahibinin bilerek bir başkasına teslim ettiği aracın o kişi tarafından kötü niyetle kaçırılması gibi durumlar genellikle teminat dışında kalır.
Buna karşılık; anahtarın zorla, gasp yoluyla veya kırma yöntemiyle evden/iş yerinden ele geçirilmesi sonucu yapılan hırsızlıklar kasko tarafından karşılanmaya devam eder. Yani zor kullanılarak gerçekleştirilen hırsızlıklarda sigortalı yasal olarak korunur.Ancak zor kullanıldığı mutlaka polis zaptında belirtilmiş olmalıdır.
Çalınan Aksesuarlar Kasko Kapsamına Dahil mi?
Araçlara sonradan eklenen çelik jant, özel lastik veya elektronik navigasyon cihazları gibi aksesuarlar, kasko poliçesi düzenlenirken şirkete bildirilip ek teminat olarak poliçeye bedeliyle işlenmişse hırsızlık durumunda karşılanır. Ancak poliçe yapıldıktan sonra satın alınan ve sigorta şirketine beyan edilerek zeyilname ile ekletilmeyen aksesuarlar, ne yazık ki teminat kapsamına girmez.