Birlik Sağlık Sen tarafından hastane önünde yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi
Bugün burada, Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi’nde artık sürdürülemez hale gelen, hem sağlık çalışanlarımızın hayatını karartan hem de çocuklarımızın sağlığını riske atan ağır çalışma koşullarını haykırmak için toplandık. . Elimdeki veriler ve çalışma arkadaşlarımızın resmi dilekçeleri göstermektedir ki; bu hastanede artık sağlık hizmeti değil, “mucize” beklenmektedir.
Bir Hemşire, 15 Çocuğun Hayatından Sorumlu Tutulamaz!
Şu an içinde bulunduğumuz hastanede, bir hemşire arkadaşımız tek başına 14-15 çocuğun bakım ve tedavisini üstlenmek zorunda bırakılmaktadır. Bu tablo, sadece dayanılamaz bir iş yükü artışı değildir; bu tablo, evlatlarımızın sağlığının görmezden gelinmesi, çalışanların ise açıkça mobbing ve tükenmişliğe itilmesidir.
“Gezici Destek” İle Bebeklerin Hayatı Korunamaz!
Hastane yönetimi, personel eksikliğini kabul etmiş ancak çözüm olarak “gezici destek hemşiresi” modelini sunmuştur. Soruyoruz: Nefes almak için solunum cihazına bağlı bir bebeğin tüpü tıkandığında, o “gezici” hemşirenin başka bir servisten gelmesini bekleyecek saniyemiz var mı? Solunum cihazına bağlı hastaların, kemoterapi alan bağışıklığı düşük çocukların ve sürekli gözlem gereken süt bebeklerinin bulunduğu bir serviste; tek bir hemşireyi 15 çocukla baş başa bırakmak, açıkça faciaya davetiye çıkarmaktır!
Hemşirelerimiz “Köle” Değil, Yüksek Risk Altındaki Profesyonellerdir!
Yönetim bilmelidir ki; bu servisler “kapalı birim” statüsünde olmasa da, içindeki hasta profili yoğun bakım düzeyinde bakım gerektirmektedir. Çocuğunuz fenalaştığında aynı anda 30 metre ilerideki hastaya bakan hemşire nasıl ve ne zaman müdahale edebilir? 2 çocuk fenalaştığında hangisinin hayatından vazgeçecek? Bunlar etik dışı zorlamalardır. Çalışanları vicdanen ömür boyu unutulamayacak travmalarla baş başa bırakmaktır. Bir bebeğe müdahale edilirken, diğerlerinin hayatları önemsiz midir? Bu nasıl bir sağlık bilinci ve hizmetidir?
“Para Değil, İnsanca Çalışmak İstiyoruz!”
Arkadaşlarımız artık ödenmeyen, ödense de bir anlam ifade etmeyen ek mesai ücretlerini istemiyor. Aylık 11 günü bulan fazla mesailer, iki kat yıpranma ve uykusuz geçen geceler artık son bulmalıdır. Hemşireler haykırıyor: “Tükendik! Nefes alamıyoruz!” Bu kötü koşullar nedeniyle her ay bir arkadaşımız aramızdan ayrılmaktadır. Emekliliği gelenler bir dakika bile beklemeden kaçmakta, yeni başlayanlar ise birkaç ay içinde istifa ederek daha insani şartların sunulduğu Sağlık Bakanlığı kadrolarına geçmektedir. Ege Üniversitesi, kendi hemşiresini koruyamamaktadır!
En özel alanlarda kendi yetiştirdiği hemşirelerini kaybetmektedir.
Yönetemiyorsanız, O Koltukları Bırakın!
Buradan hastane yönetimine ve üst makamlara sesleniyoruz:
- Hemşire, sağlık sisteminin kölesi değil; bu sistemin bel kemiğidir! Bir hemşirenin kaç hastaya bakacağı acilen bir yönetmeliğe bağlanmalı, keyfi uygulamalara son verilmelidir.
- “Destek birimi” kandırmacasından vazgeçilmelidir! Bu riskli servisler, gece vardiyasında asgari iki sabit hemşirenin bulunduğu birimler kategorisine derhal alınmalıdır.
- Yönetim Sorumluluktan Kaçamaz! 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında, personel yetersizliğinden kaynaklı oluşabilecek her türlü tıbbi hatanın ve hayati riskin sorumluluğu, uyarılarımıza rağmen önlem almayan hastane yönetimindedir.
- Koltuk sevdası uğruna hemşirenin sırtından prim yapılmasına izin vermeyeceğiz. Üst yönetimi memnun etmek için personeli ezen anlayışa karşı dimdik ayaktayız.
- Çözüm basittir: Hemşiren yoksa hastan da olamaz! Bütçen yoksa zorla ek mesai de yaptıramazsın! Yönetme kabiliyetin yoksa, o koltukta oturamazsın!
Gerekirse Konuyu Meclis Gündemine Taşıyacağız!
Son Uyarı! 11 gün fazla mesai yaptırılan, ödenemeyen ek mesailerle sömürülen, tükenmişlikten dolayı her ay istifa eden hemşire arkadaşlarımızın yanındayız. Eğer bu bilim dışı, insanlık dışı çalışma modeli değişmezse; sadece hastane önlerinde değil, konuyu Meclis kürsüsüne ve yargıya taşıyarak bu ihmaller zincirinin hesabını soracağız. Yönetemiyorsanız, O Koltukları Bırakın!
Çocukların Hayatıyla, Hemşirenin Sabırlarıyla Oynamayın! (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
BSH